Bazı insanlar “mükemmeliyetçi” olmakla övünür. Televizyon programlarında ne çok ünlü mükemmeliyetçi olduğunu marifetmiş gibi vurgular. Çünkü öyle sanır.
Mükemmeliyetçilik, kendini yeterli ve değerli bulmamanın göstergesidir.
Bir ruhunuz olduğuna inanıyor musunuz ? Deepak Chopra
Deepak Chopra'nın konuşması yaşama başka bir pencereden bakmaya bir davet.. Ruh nedir ? Bir ruhunuz olduğuna inanıyorsanız eğer, ufukta yeni bilgiler var..
Deepak Chopra Kimdir?
Zihin ve beden tıbbının dünyadaki en tanınmış ve en büyük liderlerinden biri olan 1946 doğumlu ve Hint asıllı Dr. Deepak Chopra bütünsel anlamda sürdürdüğü doktorluk mesleğinin yanı sıra sayısı 50'yi aşan kitapları 35 dile çevrilmiş ve dünyada 20 milyon adet satmış üretken bir yazar ve filozoftur.
Yaşam nedir ? Geçmişimiz midir ? Tüm yaptıklarımız.. Gittiğimiz yerler ? Ya da gelecek midir? Planlarımız ? Yoksa şu an mıdır yaşam ? Hayatta ne hakkında öğrenmek istiyoruz, neyi öğrenmek istiyoruz?
Sonra yavrusunu göğsüne bastırmış bir kadın söz aldı ve bize Çocuklar'dan söz et, dedi. Ve El Mustafa yanıtladı: Sizin diye bildiğiniz evlatlar gerçekte sizlerin değildirler, Onlar kendini özleyen Hayat'ın oğulları ve kızlarıdırlar. Sizler aracılığıyla dünyaya gelmişlerdir ama sizden değildirler. Sizlerin yanındadırlar ama sizlerin malı değildirler.
Sonra bir çiftçi söz aldı, bize, Çalışmaktan söz et dedi. Ve El Mustafa yanıtladı: Yeryüzüne ve onun ruhuna ayak uydurabilmek için çalışıyorsunuz. Çünkü aylaklık yeryüzünün mevsimlerine yabancılaşmak demektir. Sonsuza doğru gururlu bir kabullenmişlik ve soylu adımlarla ilerleyen Hayat'ın gelişiminin dışına çıkmak demektir. Çalıştığınız zaman akıp giden saatlerin fısıltılarını içinde müziğe dönüştüren bir ney'e benzersiniz.
Sonra han sahibi yaşlı bir adam söz aldı, bize Yemek ve İçmekten söz et, dedi. Ve El Mustafa yanıtadı: Olabilse de yeryüzünü saran buhur ve bitkiler gibi aydınlıkla beslenerek yaşanabilse yalnız. Ama değil mi ki, yemek için öldürmek ve susuzluğunu gidermek uğruna, yeni doğmuş bebeği bile anasının sütünden mahrum etmek zorunda kalıyorsun, öyleyse bırak da bu davranışın bir tapınma görüntüsüne bürünsün. Bırak da sofran herkesin ortaklaşa yemek yediği bir sofra olsun. Bil ki, böyle bir sofraya katılanların içi, ormanların ve ovaların bilinen o saf temizliğinden daha saf ve temiz olur.
Sonra kentin yaşlılarından biri söz aldı, bize İyi ve Kötü’den söz et, dedi. Ve El Mustafa yanıtladı : İçinizdeki iyiden söz edebilirim, ama kötüden söz edemem. Çünkü kötü kendi açlığı ve susuzluğu nedeniyle işkence çeken iyiden başka nedir ki ? Gerçekten de, iyi, acıktı mı en karanlık mağaralarda bile yiyeceğini arar ve susadı mı da en pis suları bile içer. Kendinizden verdiğiniz anlarda iyisinizdir. Kendinize yarar kazanmaya çalışırken de kötü değilsiniz ama.
İyi hissediyorsun, kötü hissediyorsun ve bu hisler kendi bilinçaltından, kendi geçmişinden kabarıp yükseliyor.Senden başka kimse sorumlu değil. Kimse seni kızdıramaz ve kimse seni mutlu edemez.Kendi kendini mutlu ediyorsun, kendi kendini kızdırıyorsun ve kendi kendini üzüyorsun. Bunu fark etmediğin sürece bir köle olarak kalacaksın.
Beden doğal bir tepki verdiği zaman, buna İÇGÜDÜ denir… Ruh doğal bir tepki verdiği zaman, buna SEZGİ denir. Bunlar birbirine benzer, ancak çok farklıdır. İçgüdü bedene aittir ve kabadır. Sezgi ise ruha aittir ve incedir. İkisinin arasında ise uzman olan ZİHİN bulunur.. Ve zihin asla doğal tepki vermez. Zihin, BİLGİ demektir. Bilgi doğal olamaz…
Koşullar sizin beklentilerinize uygun şekilde gelişmeyebilir. Olaylar kendi kurallarına uygun olarak ortaya çıkarlar. İnsanlar oldukları gibi davranırlar. Şu anda gerçekten neyle karşılaşmışsanız onu kucaklayın.
Gözlerinizi açın. Şeyleri gerçekte oldukları gibi görün. Böylece kendinizi sahte bağlılıkların acısından kurtarabilir ve kaçınılabilir yıkımlardan koruyabilirsiniz.